Sürdürülebilirlik son yılların en çok
duyulan terimlerden biri.
Birçok kişinin farkında olmadan iş dünyasının da
gündemine girmeye başladı.
Hatta bazı
sektör ve şirketler bunun meyvelerini toplamaya başladı bile.
Artık ülkeler bile
kalkınmanın temelini sürdürülebilirlik üzerine kurmaya başladı.
Sürdürülebilir Kalkınma nedir merak edenlere;
insan yaşamının gereksinimleri ve doğal kaynakların sürdürülebilirliği
arasında bir denge kurularak, ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarıyla bugünden
geleceğe uyumlu bir planlama yapılmasını amaçlayan bütünsel bir planlamadır.
Aslında bir politikadır.
Tabi ki turizm sektörü de bu konuya
yabancı kalmamalıydı.
İlk adımlardan biri eylül ayı
ortasında Tüsiad tarafından atıldı. Geniş sektör ve akademik bir katılım ile oluşan bir
komisyonun hazırladığı Sürdürülebilir Turizm Raporunu kamuoyuna tanıttı.
En
dikkat çeken konulara bakarsak:
Turizm
sektörünün 2012 yılında küresel GSH’ya doğrudan katkısı 2 trilyon dolar ve
istihdama katkısı ise 100 milyon iş olanağı olması..
Önümüzdeki
on yıllık süreç sonunda bu rakamın 10 trilyon dolar seviyesine yükselerek
turizm sektörünün küresel GSH’nın %10’unu oluşturacağı ve toplamda 356 milyon
kişiye istihdam yaratacağının öngörülmesi..
Dünya
turist gelirlerinin yaklaşık üçte birini, dünya turizm gelirleri ile yatak
kapasitesinin ise yaklaşık dörtte birini elinde bulunduran Akdeniz çanağının
olağan seyirde önümüzdeki yüzyıl sonunda tamamen kirlenmesi beklentisi..
!!!
Türkiye
turizminin en büyük sorunlarından bir tanesi yapısal bir problem olarak karşımıza
çıkan mevsimselliğin ve sebebiyet verdiği sorunlardan bir diğeri de kalifiye işgücünün
oluşturulamaması ve personel devir hızının yüksek olması..
Gibi
oldukça önemli ve öncelikli bir çok konu raporda belirtilmiş.
Sn. Turizm bakanı ve sektörün
temsilcileri de bu toplantıdaydılar.
Raporun tam metninin bulunduğu linkini aşağıda paylaşıyorum.
Ama önce Sn. Turizm bakanımızın en
önemli konuşma cümlesini paylaşmak istiyorum.
‘’ …Çevreye duyarlı olmayan tesis 5
yıldız almasın… ‘’
bu cümle, kurumların sürdürülebilirlik politikalarının daha
tesisin yapılmadan önce hazırlaması gerektiğini ortaya koyuyor.

